"zaman sonsuzca uyur sen uyanmak istediğinde. bir düşün eteklerine tutunup yol almak isterken binlerce çakıltaşıdır takılan ayaklarına.. "

zaman uyur, yeniden biçimlenir maddeye dönüşen her şey. nesne olmaktan çıkıp ufalanırken avuçlarında, özünü yitirmeyen bir tek onlardır aslında. başının üzerinde gökyüzüne de yükseltsen, bir kuyunun karanlık derinliğine de göndersen bilemezsin ne kadar yol aldığını başlangıcından. bilinmezlik maddeleşir çünkü onu aradığında ve bulmak bazen tehlikelidir. sorgusuz sualsiz geçilen günlerden, çekilen acılardan, ışığın karanlık labirentlerinden sonra ansızın karşına çıkıveren, nereden geldiği belli olmayan bir muamma. varsayım. gölge oyunu. bilinçaltı hızla yükselir bilincin karmaşık çizgisine. yüzlerce yeni kapı açılır ışığa, sürekli olarak baktığında büyüyen gözbebeği farkeder önce asıl karanlığın ışığın içinde gizli olduğunu. içiçe daireler, göz yanılgısı, geriye kalan herşey illüzyon..
0 yorum:
Yorum Gönder