keyfim benden uzaklara kaçtı bugün. canımın için bebek kızım çok hastaydı dün gece. gündüz halsiz ve hatta annesi kadar huysuz olduğunu söylemişti annem, işten eve geldiğimde çok da iyi ve mutlu olduğunu görünce çok da üstünde durmamıştım ama hep geceleri çıkar ya hastalıklar ortaya, yüksek ateş kızımı büyüme uykusunda yakaladı işte. gece 3 te kollarıma değen sıcaklıkla uyandım, baktım yavrum ateşler içinde bir sağa bir sola dönüyor yanımda, kalktım, hemen üstünü çıkardım. sonra çocuğu kaptığım gibi mutfağa ateş düşürücü şurup bulup içirdim. ama korktum bir faydası olmazsa hemen ateş düşmezse diye, ah ne varsa eskilerde var, alırsın eline bir leğen su, basarsın içine sirkeyi, bir de temiz havlu bulduk mu bu iş tamamdır. yatağa götürdüm tekrar her yerini özellikle koltuk altı, ense ve bacaklarını sildim ıslak havluyla. sonra bir de fitil verdim arkasından.15-20 dk.da azaldı ateş sonra yavaş yavaş düşmeye başladı iyice, sonra tamamen soğudu. can parçam kızım da mışıl mışıl ve oldukça yorgun bir uykuya daldı. o uyurken sabah ezanı okunuyordu, dua ettim kızım sağlıklı bir hayat yaşasın, gülen yüzü hiç solmasın diye. bencil olmadım dualarımda, hepimizin çocukları için dua ettim. dünyanın bütün bebekleri sağlıklı olsun, anne-babaların yürekleri acımasın, evleri hep neşeyle dolsun isterim çünkü. bizim de neşemiz buna bağlı değil mi.. yani her zaman keyfim ve kahyası yönetmiyor ruhumuzu. asıl büyük idareci evde küçücük elleri - ayakları, kocaman yüreğiyle annesini bekliyor şimdi, ona kavuştuğunda yanağına dünyanın en güzel öpücüklerini kondurmak için..
20 Ocak 2009 Salı
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder